Kalıcı Bağlantı
(0)
Yorum yaz!
11/1/2008 · Kategori: Haber
Eşyaları yurdunda
|
Nâzım Hikmet ve eşi Vera Tulyakova'nın Moskova'dan getirilen özel eşyaları Yapı Kredi'deki sergiyle ilk kez görücüye çıkacak.
| Nazım Hikmet ve eşi Vera Tulyakova'ya ait özel eşyalar 19 Ocak-22 Mart tarihleri arasında Yapı Kredi Kültür Merkezi'nde sergilenecek. Moskova'dan getirilen eşyalar arasında Nazım Hikmet'in pijamasından daktilosuna kadar birçok özel eşya yer alacak
11/01/2008 (2372 kişi okudu)
AA - İSTANBUL - Şair Nâzım Hikmet'in, eşi Vera Tulyakova ile yaşamının son yıllarını geçirdiği Moskova'daki evinden getirilen özel eşyaları, ilk kez şairin sevenlerine ve edebiyat meraklılarına sunulacak. Yapı Kredi Kültür Merkezi Sermet Çifter Salonu'nun ev sahipliği yapacağı 'Şehrime Ulaşamadan Bitirirken Yolumu/Nâzım ve Vera Moskova'dan İstanbul'a' başlıklı sergi, 19 Ocak-22 Mart tarihleri arasında açık kalacak. Nâzım Hikmet'in ve eşinin yaşam alanını yeniden canlandıracak sergiyi, Sadık Karamustafa tasarladı, küratörlüğünü de Melih Güneş yapıyor. Sergide, Nâzım Hikmet'in eşi Vera Tulyakova ile paylaştığı ve yaşamının son yıllarını geçirdiği Moskova'nın 2. Pesçannaya Sokağı'ndaki evinden getirilen pek çok özel eşyası yer alacak. Nâzım Hikmet ile Vera Tulyakova'nın bilinen bazı fotoğraflarına da yansıyan kıyafetlerinden örnekleri de içeren ve Nâzım Hikmet'in Moskova'daki dünyasını, ilk kez sergilenen özel eşyalarıyla İstanbul'a taşıyan sergi, şairin yaşadığı mekana dair ilginç ayrıntıları izleyicilerle buluşturacak.
Pijamadan hesap cüzdanına Vera Tulyakova'ya ait bazı kişisel eşyaların da yer alacağı sergi, Nâzım Hikmet'in sabahlığından pijamasına, yeleklerinden takım elbiselerine, cüzdanından telefon defterine, oyuncaklarından plaklarına, çoğu ilk kez sergilenen fotoğraflarından evlilik cüzdanına, üzerinde özel notları da bulunan 1963 yılı masa takviminden mektuplarına, daktilosundan kalem kutusuna, el yazmalarından bavuluna, imzalı kitaplarından banka hesap cüzdanına uzanan eşyalarını Pesçannaya Sokağı'ndaki evinden İstanbul'a getirecek. Bu eşyalara, Vera Tulyakova'nın elbiseleri, şapkaları, ayakkabısı, seyahat çantası ve şairin ölümünden çok sonra gerçekleştirebildiği İstanbul gezisinin fotoğraflarıyla yatak odalarının perdesi eşlik edecek. Sergilenen eşyalar ve giysilerle bunların bilgi metinlerini içeren ve sergiyle aynı adı taşıyan katalog ise Melih Güneş ve Vera Tulyakova'nın kızı Anna Stepanova'nın yazılarını bir araya getirecek. İzleyiciler, bu eşyalar ve giysilerin çiftin yaşamında nereye denk geldiğini ve günlük hayatlarının neresinde durduğunu, Yapı Kredi Yayınları'nın bu ay yayımlayacağı Vera Tulyakova imzalı 'Bahtiyar Ol Nâzım' adlı kitaptan alıntı yapılan metinlerden takip edebilecek.
Moskova'daki son yıllar Küratör Melih Güneş, sergiye ilişkin şu görüşleri dile getirdi: "Bu sergiyle olanaklar elverdiğince, Nâzım Hikmet'in Moskova'daki son yıllarının dünyasını, büyük ustanın hasret gittiği İstanbul'da, İstanbullularla buluşturmaya çalıştık. Nâzım Hikmet ve Vera'nın birlikte yaşadığı evde bulunan eşya ve belgelerin sergilenmesi, genel ilke olarak kabul edildi. Sergide Vera'nın kullandığı, Nâzım'ın etkisini taşıyan bazı giysiler ve eşyalar da yer alıyor. O eşyalar ki ak yakalı kara paltodaki 'kocaman sedef düğmeler' gibi Nâzım Hikmet'in sanatının da içine girmişti."
11/1/2008 · Kategori: Haber
Çukurova'da çiçeği burnunda fuar
Yazarlar ve yayınevleri bavullarını topluyor. Onlar Adana yolcusu. Bu yıl ilk kez düzenenlen Çukurova Kitap Fuarı 100 yayınevinin katılımıyla gerçekleşiyor
11/01/2008 (5 defa okundu)
Yirmi altı yıldır İstanbul'da düzenlenen Kitap Fuarı, Bursa ve İzmir'in ardından bu kez Çukurova bölgesindeki kitapseverlerle buluşmak üzere Adana'da gerçekleşiyor. TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş ve Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından Adana Büyükşehir Belediyesi, Altın Koza ve Çufaş Çukurova Fuarcılık A.Ş. katkılarıyla ilk kez düzenlenecek Çukurova Kitap Fuarı, 15-20 Ocak 2008 tarihleri arasında düzenleniyor. Yaklaşık 100 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenecek olan fuar kapsamında söyleşi, panel, şiir-dinletisi gibi 60 etkinlikte ve imza günlerinde 300 yazar okurla buluşacak. 6 gün sürecek olan Çukurova Kitap Fuarı TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi'nde yapılacak. Daha ilk yılında okurlardan sürprizi esirgemeyen fuar, Altın Koza Edebiyat Festivali adıyla önemli bir etkinliğe de ev sahipliği yapacak. Adana Büyükşehir Belediyesi, Altın Koza ve Adana Özgür Pencere Edebiyat ve Sanat Derneği ve TÜYAP'ın katkılarıyla düzenlenen edebiyat festivali kapsamında, yurt dışından Muhtar Shanov (Kazakistan), Elçin Efendiyev (Azerbaycan); Türkiye'den Hıfzı Topuz, Gökhan Cengizhan, Zeynep Aliye, Pınar Kür, Tarık Günersel, Zeki Tombak gibi pek çok değerli yazar ve şairin katılımıyla söyleşi ve paneller gerçekleştirilecek.
Etkinlik programı 15 Ocak Salı KONFERANS SALONU I 14.15-15.15 Adana ve Yazarlık Muzaffer İzgü 15.30-17.00 Medya Kitap'a Bakıyor Yöneten: Doğan Hızlan Konuşmacılar: Faruk Şüyün, Cem Erciyes, Filiz Aygündüz, Turhan Günay 17.15-18.30 Özgürlükçü, Çağdaş, Demokratik Anayasa. Nasıl? İbrahim Gazioğlu, Ercan Karakaş, Deniz Kavukçuoğlu 16 Ocak Çarşamba KONFERANS SALONU I 13.15-14.15 Yunus Emre ve Aşk Faruk Dilaver 14.30-15.45 Tanrı-İnsan-Evren Birleşimi Ömer Uluçay, Adil Ali Atalay 16.00-17.30 Türkiye'de Kadın Sorunundaki Gelişmeler Server Tanilli 17.45-19.00 Şairlerden Şiirler Süreyya Filiz, Mehmet Şükrü, Mithat Çelik, Adil Okay, Sadık Yaşar, Hüseyin Ferhad, Mustafa Yıldız KONFERANS SALONU II 13.00-14.15 Günümüz Romanı Hasan Özkılıç, Hayri K. Yetik, Ömer Türkeş, Alper Akçam 14.30-15.45 Kadın ve Edebiyat Pınar Kür, Zeynep Aliye 16.00-17.00 Şiirde Gelenek Hilmi Yavuz 17.15-18.30 Türk Dünyasında Folklör ve Edebiyat Muhtar Shanov (Kırgızistan), Metin Turan, Elçin Efendiyev (Azerbaycan) 17 Ocak Perşembe KONFERANS SALONU I 12.00-13.00 Bir Saatte İngilizce'de Tüm Kitaplar Murat Kurt 13.15-14.15 Bölücü Terör ve PKK Bülent Orakoğlu 14.30-15.45 Şiirin Taşra Sıkıntısı Ersun Çıplak, Cuma Duymaz, Ali Selçuk, Ahmet Çakmak, Mustafa Günay, Sabit Kemal Bayıldıran 16.00-17.00 Telkin ve Hipnoz ile Bilinçaltı Programlama Adil Maviş 17.15-18.30 Büyük Osmanlı Projesi Mustafa Armağan KONFERANS SALONU II 12.00-13.15 Özürlü Çocuklarımız ve Edebiyat Ayşe Çekiç Yamaç, Ahmet Ataş 13.30-14.30 Günümüz Şiiri Mehmet Öztek Osman Çakmakçı, Osman Konuk, Murat Üstübal 14.45-15.45 Çocuk Kitapları Seçilirken Dikkat Edilmesi Gerekenler" Hatice Sofu, Emel Uçar 16.00-17.15 Günümüz Şiiri Neşe Yaşin, Metin Kaygalak, Orhan Kahyaoğlu 17.30-18.45 Türk Öykücülüğünde Yeni Anlatım Olanakları ve Öykü Geleneğimize Yaklaşımlar Remzi Karabulut, Zafer Doruk, Saba Kırer, Hasan Özkılıç 18 Ocak Cuma KONFERANS SALONU I 13.15-14.15 Öykülerde Kış Mevsimi/ Gemici Dedem Sevim Ak 14.30-15.30 Dilleri Uzun Sevgi Özel 15.45-17.00 Futbolun Şiiri, Şarkısı, Edebiyatı Bağış Erten, Feridun Düzağaç 17.15-18.15 Açıkla Bana Bu Işığı Cezmi Ersöz 18.30-19.30 Belgesel Film Gösterimi. Adana-Paris KONFERANS SALONU II 12.00-13.00 Öykü Bir Şenliktir Mine Hoşcan Bilge, Ü. Gülsüm Bülbül, Berat Alanyalı, Reyhan Yıldırım, Hülya Soyşekerci 13.15-14.30 Uygarlık Tarihine Yolculuk Masalın Aslı Sennur Sezer, Şebnem Sema Tuncel 14.45-15.45 Çukurova Şiir Kaynıyor ve Bir Ağıt Müslim Çelik 16.00-17.15 Roman ve Öyküde Erotizm Semra Topal, Bünyamin Hazar, Celal Gür 17.30-18.45 Çukurova, Kadın ve Şiir Tarık Günersel, Halil İbrahim Özcan, Zeynep Aliye, Yusuf Alper, Ahmet Ada, Bülent Keçeli, Mithat Çelik, Tekin Gönenç, Veysel Çolak 19 OcakCumartesi KONFERANS SALONU I Nâzım Hikmet'in 106. Doğum Yılı Anısına 12.00-13.00 Belgesel Film Gösterimi. Nâzım Hikmet Belgeseli 13.30-14.15 Nâzım Hikmet Üzerine... Can Dündar 14.30-15.30 Ortadoğu'nun Geleceği Mustafa Balbay 15.45-16.45 Neo-liberalizm Çağında Marksist İktisatın Güncelliği Nail Satlıgan 17.00-18.15 Bilim ve Çevre Politikaları İbahim Ortaş, Haydar Şengül, Semih Hiçyılmaz 18.30-19.30 Klasik Kürt Şiiri Selim Temo KONFERANS SALONU II 11.15-11.45 Öykü Yazan Çocuklar Anlatıyor İmran Altıokka, Kayahan Aksungur, Selen Göçer, Berfu Ekinci, Görkem Sevinçler, Seda Nur Sökmen, Ufuk Gökçek, Melodi Var Öngel, Tuğba Akçaoğlu 12.00-13.00 Bana Derler Küp Cadısı Nur İçözü 13.15-14.15 Avrupa Birliği ve Amerikan Emperyalizmi Yüksel Pazarkaya 14.30-15.30 İstanbullular Romanındaki Adana'lı Ayhan ve İstanbulluluk Buket Uzuner 15.45-16.45 Tarih Her Sabah Yeniden Yazılır Deniz Kavukçuoğlu 17.00-18.15 Adana Özelinde Edebiyattan Tiyatroya Orhan Alkaya, Üstün Akmen, Ataol Behramoğlu, Demirtaş Ceyhun. 18.30-19.45 Göç ve Edebiyat Mehmet Karasu, Tevfik Taş, Osman Şahin, Sabit Kemal Bayıldıran, Adnan Gümüş KONFERANS SALONU III 12.00-13.00 Sanatta Yalın Yürek Nihat Behram 13.15-14.15 Şiir, Dil ve Kültür Şükrü Erbaş, Salih Bolat, Aydın Şimşek 14.30-15.30 Tarih ve Edebiyat İlişkisi Hıfzı Topuz 15.45-16.45 Edebiyatımızda Orhan Kemal Işık Öğütücü, Bedri Aydoğan, Mehmet Nuri Gültekin 17.00-18.00 Edebiyat ve Politika Zeki Tombak, Gökhan Cengizhan 18.15-20.00 Çiçeği Burnunda Karikatürcüler Adana Buluşması 20 Ocak Pazar KONFERANS SALONU I 12.00-13.00 Kent ve Edebiyat Arife Kalender, Salih Bolat Hüseyin Ferhad, Mustafa Apaydın 13.15-14.15 Metal Fırtına'dan Derin İmparatorluk'a Türkiye'de Vizyon Orkun Uçar 14.30-15.30 Necati Cumalı'nın Romanı ve Tiyatrosu Olarak 'Derya Gülü' Orhan Alkaya, Devrim Evin, Raif Hikmet Çam, Ragıp Ertuğrul, Demet İyigün 15.45-16.45 Komik Şeyler Yazmak Deniz Kavukçuoğlu 17.00-18.30 Milliyetçilik ve Medya Adnan Gümüş, Ender İmrek KONFERANS SALONU II 12.00-13.00 Gençlerle Matematik Sohbeti Ali Nesin 13.15-14.15 Elde Var İnsan Senai Demirci 14.30-15.45 Ortadoğu'da Yeni Soğuk Savaş Mehmet Bekaroğlu, Nuray Mert, Cem Somel, Haluk Gerger 16.00-17.15 Şiir -Dinleti: Ali Ozanemre, Hüseyin Ferhad, Hasan Hüseyin Gündüzalp, Adnan Gül, Bülent Gökgöl, Cenk Battal KONFERANS SALONU III 12.15-13.15 Yaratıcı Yazarlık Aydın Şimşek 13.30-14.30 Gençlik Yazını İpek Ongun 14.45-16.00 Edebiyatta Çukurova Tahir Şilkan, Zafer Doruk, A. İbrahim Alp, Mustafa Emre 16.15-17.15 Dia Gösterisi- Söyleşi: Hizmet Anneleri Şemsinur Özdemir
2/1/2008 · Kategori: Haber
Türkiye yeni yıla da temel ihtiyaç maddelerine yapılan büyük zamlarla girdi. Konutlarda ve sanayide kullanılan do-ğalgaza yapılan zam dünden itibaren yürürlüğe konuldu. Buna göre doğalgaz tedarikçisi BOTAŞ, konutlarda kullanılan doğalgaz fiyatını yüzde 7,4, sanayide kullanılan doğalgaz fiyatını da yüzde 6,5 oranında artırdı. Elektriğe yapılacağı açıklanan ve geçtiğimiz günlerde Bakanlar Kurulu onayından sonra Resmi Gazete'da yayımlanan zam da dünden itibaren işleme konuldu. Buna göre ise, konutta kullanılan elektriğe yüzde 15, sanayide kullanılan elektriğe de yüzde 10 zam geldi.
Yeni yılın ilk zamlarından biri de akaryakıta yapıldı. Dağıtım şirketleri, petrol ürünlerinde yapılan fiyat ayarlamaları gerekçesiyle 95 oktan kurşunsuz benzine yüzde 1,94 zam yaptılar. Yeni ayarlamayla Ankara ve İzmir'de 95 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatı 3,09 YTL'den 3,15 YTL'ye, İstanbul'da ise 3,10 YTL'den 3,16 YTL'ye yükseldi.
Petrol gerekçeli gaz zammı SEÇİM süreci boyunca "seçim harcaması yapmıyoruz, mali disipline sıkı sıkıya bağlıyız" diyen hükümet, seçim harcamaları nedeniyle olduğu ortaya çıkan bozulan bütçe dengesini sağlamak için yürürlüğe koyduğu zam paketinin ikincisini de yürürlüğe koydu. Böylece seçimin faturasını yine halkın sırtına yükleyen AKP hükümetinin ikinci zam paketinden kış vakti yoksulların daha da belini bükecek elektrik ve doğalgaz zammı çıktı. Doğalgaza yapılan zammın ardından bir açıklama yayımlayan BOTAŞ, uluslararası ham petrol ve petrol ürünleri fiyatlarındaki artışlara bağlı olarak doğalgaz satış fiyada-rında düzenleme yapılmasının zorunlu hale geldiğini savundu. BOTAŞ Genel Müdürü Hüseyin Saltuk Düzyol imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, 1 Ocak 2008 tarihinden geçerli olmak üzere konutlarda kullanılan doğalgaz fiyatının yüzde 7,4, sanayide kullanılan doğalgaz fiyatının da yüzde 6,5 oranında artırıldığı kaydedildi. Birgün Ekonomi
* * * Ankaralılara toplu ulaşım şoku BAŞKENTTE toplu ulaşım ücretierine yapılan zam da dün yürürlüğe girdi. EGO otobüsleri, metro ve Ankaray'da tek binişlik kartiar 1.30 YTL'den 1.50 YTL'ye, çok binişli kardarda tek biniş 1 YTL'den 1.20 YTL'ye yükseldi. Tek binişlik indirimli (öğrenci) kardar 90 YKr'den 1.15 YTL'ye çıkarılırken, çok binişli indirimli kardarda tek biniş ı.ıo YTL oldu. Özel Halk Otobüsleri ve minibüsler ise kısa mesafede 1.5 YTL'den yolcu taşımaya başladı. Yeni tarifeyle, kısa mesafeli minibüs dolmuş fiyadarı 1.50 YTL, uzun mesafeli minibüs dolmuş fiyadarı da 1.80 YTL'ye çıktı. Birgün Ankara
* * * Motorlu Taşıtlar Vergisi de zamlandı, ilk taksit ocakta Yeni yılla birlikte Motorlu Taşıtlar Vergisi de yüzde 7.2 oranında zamlandı. Söz konusu verginin ilk taksidi 31 Ocak Perşembe günü mesai saati bitimine kadar ödenebilecek. Motorlu taşıt sahipleri, bu süre içinde, verginin ilk taksitini vergi tahsil etme yetkisi bulunan banka şubeleri ile motorlu taşıdar vergi dairelerine yatıracak. Yeni tarifeye göre, 1-3 yaş grubunda otomobili bulunanlar bu ay içinde ilk taksit olarak 175,5 YTL ile 6 bin 348,5 YTL arasında taşıt vergisi ödeyecek. Motor silindir hacmi 1.300 cni3'ün altındaki otomobillerde 175,5 YTL °lan vergi tutarı, motor hacmi 1.301 ile 1.600 cm3 arasındaki otomobillerde 280,5 YTL, 1.801 ile 2.000 arasındaki otomobillerde de 775 YTL olacak. Motor silindir hacmi 4 bin cm3'ün üzerindeki otomobiller için de 6 bin 348,5 YTL vergi verilecek. Motorlu Taşıtlar Vergisi'nde ikinci taksit 1 Temmuz ile 31 Temmuz tarihleri arasında ödenecek. Birgün Ankara
* * * Çalışana enflasyon oranı kadar, elektriğe onun 5 katı zam SEÇİM propagandasını "4 yıl boyunca elektriğe zam yapmadık" söylemi üzerinden gerçekleştiren AKP, seçimlerden hemen sonra başlayan Enerji Zirveleri'nde masaya yatırdığı elektrik zammını IMF Heyeti'nin 7. Gözden Geçirme için geldiği dönemde açıkladı. 1 Ocak 2008'den itibaren geçerli olan konut abonelerine yüzde 15, sanayi abonelerine yüzde 10 zam büyük eleştirilere neden oldu.
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu, bu zammın AKP hükümetinin yurttaşlara yılbaşı "armağanı" olduğunu bildirirken, konutta açıklanan yüzde 15'lik zam oranının faturalara yüzde 17.4 olarak yansıyacağını vurguladı. Açıklamada, "Böylece seçim öncesinde elektriğe zam yapmamak için IMF'ye 'kamunu enerjiye yatırım yapmaması' sözü veren AKP hükümeti, dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesi öncesinde elektriğe zam yaparak özel şirketierin talebini yerine getirmiş oldu" denildi.
EMO, ortalama bir ailenin asgari yaşam standardına göre aylık elektrik tüketiminin 230 kilovatsaat olduğu dikkate alındığında, mevcut durumda diğer bedeller, fon ve vergiler dahil olmak üzere aylık 39.10 YTL fatura ödenirken, elektrik tutarına yapılan zamla diğer bedeller, fon ve vergilerin de artmasıyla fatura 45.9 YTL'ye yükseleceğini zammın yüzde 17.4 olacağını açıkladı.
Muhalefet kanadından MHP'li milletvekili Hasan Çalış da, Maliye Bakanı Kemal Unakı-tan'ın cevaplaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesinde, "Yüzde 15 oranında konutlara yapılan elektrik zammı, 2007 enflasyon oranının kaç puan üzerindedir? Memur maaş zammında baz alınan enflasyon oranı niçin elektrik zammında baz alınmamıştır" diye sordu.
Tüketiciler yargıya gidiyor HÜKÜMET, sanayiciler ve halk arasında Türkiye'nin zaten en pahalı elektrik kullanan ülkelerden biri olduğu ve bu zamla temel ihtiyaç maddesi elektriğin daha da pahahlaştığı yönünde eleştirilirken, tüketici dernekleri de zammın yürürlüğe konduğu gün iptali için yargıya gideceklerini açıkladı. Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Başkanı Ali Çetin, zamlarla ilgili bir basın toplantısı düzenleyerek, doğalgaz ve elektrik zamları için yargıya başvuracaklarını açıkladı. Birgün Ekonomi
* * * Kamuda lojman kiraları yüzde 5 arttı Kamuya ait lojmanların kira bedelleri, 15 Ocak 2008'den geçerli olmak üzere yüzde 5 oranında artırıldı. Maliye Bakanlı-ğı'nın konuya ilişkin Milli Emlak Genel Teb-liği'ne göre, kira tutarı, kaloriferli konudarda metre kare başına 1,66 YTL, kalorifersiz konudarda 1,26 YTL, kerpiç, ahşap, bağdadi ve benzeri konudarda da 0,81 YTL oldu. Kira bedeline yapılacak ilaveleri de yeniden belirleyen Tebliğ uyarınca, kaloriferci, kapıcı ya da her ikisinin de kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılandığı konutlarda, yine metre kare başına 0,16 YTL kapıcı parası alınacak. Elektrik ve su bedellerinin tespitinde kurumlarca yapılan gerçek giderler dikkate alınarak, elektrik sayacının ayrılmadığı konudardan metre kare başına 0,37 YTL, su sayacının ayrılmadığı konutlardan da yine metre kare başına 0,37 YTL tahsil edilecek. Elektrik ve su sayacının her ikisinin de ayrılmasının mümkün olmaması durumunda ise elektrik ve su parası 0,74 YTL olarak uygulanacak.
Tebliğe göre, yakıt maliyederindeki artışlar dikkate alınarak, Kamu Konudan Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşların yurt içindeki kaloriferli konudarından, yakıtı kurum tarafından tedarik edilenlerde oturanlardan, her bir metre kare için 0,74 YTL yakıt bedeli tahsil edilecek. Ancak kurum ve kuruluşlar, yakıt maliyetine göre gerekli gördükleri takdirde, bu bedelin üzerinde de yakıt parası belirleyebilecek.
Birgün, 01/01/2008
14/10/2007 · Kategori: Haber
İşte Nobellik kadın ozan
12 Ekim 2007 Cuma 09:17
Geçen yıl Orhan Pamuk'un aldığı Nobel edebiyat ödülü bu yıl bir kadına gitti.
Bu yılın Nobel Edebiyat Ödülü'nü ünlü İngiliz yazar Doris Lessing kazandı.
İsveç Bilim Akademisi, 87 yaşındaki Lessing'i "Parçalanmış bir uygarlığı şüphecilik, tutku ve hayalgücüyle ele alan, kadın hareketini destansı bir dille anlatan yazar" olarak nitelendi.
Akademi açıklamasında, Lessing'in, 1962 yılında yayımlanan "Altın Defter" romanının bir dönüm noktası olduğu ve gelişmekte olan kadın hareketinin bunu öncü bir çalışma olarak gördüğü, kadın-erkek ilişkilerine 20'nci yüzyıl bakışı hakkında bilgi verdiği belirtildi.
Akademi, insanlığı daha ilkel bir yaşama dönmeye zorlayan küresel afet öngörüsünün Doris Lessing için özel bir yaklaşım olduğunu hatırlattı.
Lessing, 2005 yılındaki Harold Pinter'den sonra Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan ikinci İngiliz yazar oldu. Nobel'i, geçen yıl da Orhan Pamuk kazanmıştı.
2007 Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen yazarlar arasında Amerikalı Philip Roth, İsrailli Amos Oz, Japon Haruki Murakami, Fransız Jean-Marie Gustave Le Clezio, Adonis olarak bilinen Suriyeli şair Ali Ahmed Said Asbar'ın adı geçiyordu.
Doris Lessing: "Floş royal yaptım"
Nobel Edebiyat Ödülünü kazanan İngiliz yazar Doris Lessing, bu ödülle birlikte "floş royal" yaptığını söyledi. Avrupa'daki tüm ödülleri kazandığını hatırlatan Lessing, "Hepsini kazanmaktan sevinçliyim, tümünü... Bu, floş royal" dedi.
Nobel Edebiyat Ödülünü kazanan şimdiye dek en yaşlı yazar da olan Lessing, haber basına açıklanmadan önce durumdan haberdar değildi. Lessing, ödülü adı açıklandıktan yaklaşık 2 saat sonra öğrendi.
Lessing'in ajanı Jonathan Clowes, Nobel komitesinin açıklamasından hemen sonra basına Lessing'in henüz haberi duymadığını, dışarda alışveriş yaptığını, ancak bunun çok sevindirici ve hak edilmiş bir ödül olduğunu söyledi.
Kadın hareletinin ozanı...
22 Ekim 1919 yılında ailesinin yaşadığı İran'da dünyaya gelen Lessing, şu anda Zimbabwe olarak bilinen Güney Rodezya'da büyüdü.
Rodezya'da okula başlayan ve formel eğitimi 14 yaşında sona eren Lessing, santral memurluğu, hemşirelik, gazetecilik gibi çeşitli işler yaptı.
Beyaz bir kadın ile zenci uşağı arasındaki ilişkiyi anlatan "Türkü Söylüyor Otlar" adlı romanını 1950'de yayımlayan Lessing için, kadın hareketi açısından önem taşıyan 1962'deki "Altın Defter" adlı eseri ise dönüm noktası oldu.
Yazarın diğer önemli kitapları arasında "Terörist", "Siyah Madonna", "Beşinci Çocuk", "Cehenneme İniş", "Mara ile Dann" bulunuyor.
Kadın, ırkçılık, aile, toplum, çevre gibi birçok konuyu içeren roman, kısa öykü ve denemeleriyle İngiltere'nin savaş sonrası en önemli yazarlarından biri olan Lessing'in, Güney Afrika'ya yönelik eleştirileri nedeniyle uzun yıllar bu ülkeye girişi yasaklandı.
Nobel Edebiyat Ödülü'nü alan kadınlar:
İngiliz yazar Doris Lessing, Nobel Edebiyat Ödülünün bu yılki sahibi olarak, bu ödüle ulaşan 11'inci kadın yazar oldu.
Doris Lessing'den önce Nobel Edebiyat Ödülü'nü alan kadın yazarlar, ülkeleri ve ödüllerin veriliş yılları şöyle:
Elfriede Jelinek, Avusturya, 2004 Wislawa Szymborska, Polonya, 1996 Toni Morrison, ABD, 1993 Nadine Gordimer, Güney Afrika, 1991 Nelly Sachs, İsveç, 1966 (ödülünü İsrailli Yosef Agnon ile paylaştı) Gabriela Mistral, Şili, 1945 Pearl Buck, ABD, 1938 Sigrid Undset, Norveç, 1928 Grazia Deledda, İtalya, 1926 Selma Lagerlof, İsveç, 1909
12/10/2007 · Kategori: Haber
Vasiyeti: Şiddete son
|
Mehmed Uzun, 13 Temmuz 2006'da Diyarbakır'a yerleşmişti. Ölümüyle Türk ve Kürt edebiyatçıları üzen Uzun'un cenazesi yarın törenle toprağa verilecek. FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN
| Arkadaşı ve doktoru, 'Mehmed ilk ayağa kalktığında, şiddetin durdurulmasını talep edecekti' dedi. Uzun, Radikal'e de, 'Kürtler şiddetten uzaklaşmalı, demokrasi ve AB süreci için çalışmalı' demişti
12/10/2007 (510 kişi okudu)
RADİKAL - DİYARBAKIR - Modern Kürt romanının kurucusu Mehmed Uzun, Diyarbakır'da öldü. Önce İsveç, sonra ABD'de mide kanseri tedavisi gören Uzun, 13 Temmuz 2006 günü "Beni Diyarbakır iyileştirir" diyerek Diyarbakır'a gelmişti. 54 yaşındaki Uzun, yarın Diyarbakır'da toprağa verilecek. Siyasal nedenlerle Türkiye'yi terk ederek uzun süre İsveç'te yaşayan yazar Mehmed Uzun, ilerleyen hastalığı geç fark edilince bir süre burada tedavi görmüş, ancak İsveç'teki hastaneden "Yapılacak bir şey yok" diyerek evine yollanmıştı. Dostları ve okurlarının girişimiyle ABD'ye götürülen Uzun'a, burada da doktorlar müdahale etmemişti.
Hastane önünde denbej divanı Uzun, Diyarbakır'a geldiğinde 12 kişiden oluşan genç bir doktor ekibi tarafından tedavi altına alındı. Diyarbakırlıların etrafında sevgi çemberi oluşturduğu Uzun için Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tedavi gördüğü Veni Vidi Hastanesi'nin karşısında Dağkapı Meydanı'nda çadır kurdu, burada 'dengbêjler divanı' oluşturuldu. Uzun, gerçekten de 93 gün sonunda toparlanarak taburcu oldu. Taburcu olduğunda düzenlediği basın toplantısında "Beni Diyarbakır halkı ayağa kaldırdı" diyen Uzun, Diyarbakır 'ın romanını yazma sözü de verdi. Olmadı. Zaman zaman hastaneye giderek tedavilerini sürdüren Uzun'un kalbi, dün sabahın ilk ışıklarına kadar beş kez durdu. Uzun, solunum yetmezliği sonucu Dicle Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde saat 11.05 'te öldü.
'Çocukluk arkadaşımdı...' Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Adem Avcıkıran, 'çocukluk arkadaşı'nın son anlarını anlattı: "Hastalığı yaygındı. Mide kanseri akciğerlerini de sarmıştı. Çok kötü bir durumdaydı. Arkadaşlarımız yoğun çabayla 15 ay yaşatmayı başardılar. Tüm halkımızın ve okurlarının başı sağ olsun. Gerçekten çok duygu yüklüyüm. Çocukluk arkadaşımdı, beraber büyüdük. Kendisi son günlerde yoğunlaşan şiddetin durmasını talep ediyordu. 'Ben biraz kendime geleyim, ayağa kalkayım herkese çağrı yaparak bu şiddetin bir an önce durmasını talep edeceğim' diyordu." Uzun'un cenazesi morga kaldırılırken, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, DTP Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili Selehattin Demirtaş, DTP Diyarbakır Milletvekili Gülten Kışanak, Tabip Odası Başkanı Adem Avcıkıran, Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu, yazarlar, şairler ve sevenleri hastaneye akın etti. Baydemir, morg önünde "Kürt halkı çok değerli bir evladını yitirdi. Acımız büyük" dedi. Yazar Şehmus Diken de Uzun'un 30 yıllık arkadaşı olduğunu belirterek "Tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum. Özel olarak istediği barıştı. Son ana kadar barış ağzından eksik olmadı" diye konuştu.
Cenaze töreni yarın DTP Grup Başkanvekili Demirtaş da Kürtler açısından acı saatler, acı günler yaşadıklarını vurguladı: "Edebiyat dünyasının değerli insanlarından, Kürt halkının değerli aydını ürünleriyle, yaşamıyla her birimize örnek olmuş ve yolumuzu aydınlatma konusunda bir yaşam adamış değerli bir yazarımızı kaybettik. Bazı şahsiyetler vardır ki yeri doldurulamaz. Mehmed Uzun da bunların başında geleniydi." Uzun, evli ve iki çocuk babasıydı. Taziyelerin Büyükşehir Belediyesi'ne ait Ofis semtindeki Konukevi'nde kabul edileceği belirtildi. Cenazeyse bayramın ikinci günü yani yarın Mardinkapı Mezarlığı'nda toprağa verilecek. Cenazenin birçok kentten gelen sevenlerini Diyarbakır'da buluşturması bekleniyor. (anka, aa, dha)
'Kürtler şiddeti öneren kimse ona kuşkuyla bakmalı, şiddet derin devleti güçlendiriyor' Mehmed Uzun, Radikal'de yayımlanan son söyleşisinde 'Kürtlerin şiddete başvurmasını isteyenler var. Bunlar ne Kürtlerin ne de Türkiye'nin dostları' demişti
İSTANBUL - Mehmed Uzun, 16 Temmuz'da Radikal'e verdiği son röportajda şiddetin bitmesini istemişti. 'Neşe Düzel'in sorularını yanıtlayan Uzun, şiddetsiz bir geleceğe olan inancını vurguladı: "Ben Mezopotamya'nın kutsal gücüne hep inandım. Bunu romanlarımda anlattım. Ölüm döşeğindeyken Diyarbakır'a gelişimin bir sebebi de buydu. Bu toprakların şiddetin, çatışmanın, geri kalmışlığın mekânı haline gelmesi beni çok üzüyor. Ben Mezopotamya'nın tekrar eski işlevine dönebileceğine inanıyorum. Ama tabii bunun için demokrasi gerekli. Ciddi reformlar ve uygar bir yaşam tarzı gerekli. Bu topraklar tarihte ilk uygarlıkların, bütün yaratıcı eylemlerin, düşüncelerin oluştuğu yerdir. Dillerin, dinlerin, kimliklerin, kültürlerin birlikte yaşadığı yerdir. Mezopotamya sabrın ve mucizelerin mekânıdır" "Kürtlerin şiddete başvurmasını isteyenler var. Bunlar ne Kürtlerin ne de Türkiye'nin dostları" diyen Uzun, 'Kim bunlar sizce' sorusunuysa şöyle yanıtlamıştı: "Ülkedeki karanlık güçlerdir ve büyük ihtimalle Türkiye'yle sorunları olan ülkelerdir. Amerika ve Avrupa'yı kastetmiyorum. Türkiye'nin, Suriye, İran, Rusya türü ülkelerle fazlasıyla sorunları var. Zira Türkiye Kürt sorununu çözmüyor. Çözmediği sürece başkası bunu kullanır. Kürtler, kendisine şiddeti kim öneriyorsa ona kuşkuyla bakmalı. Şiddet, Türkiye'yi demokratikleşmeden uzaklaştırıyor, derin devleti, otoriter güçleri, milliyetçiliği güçlendiriyor." İsveç'teki doktorlarının kendisine '10 günlük ömrün var' dediğini anlatan Uzun, söyleşide Diyarbakır'da gördüğü sevgi ortamından da söz etmişti: "Milyonlarca insan dualar okuyor, mevlitler okutuyordu. Otobüslerle topluca hastaneye geliyorlardı. Ben göremiyordum ama kaldığım hastanenin çevresi binlerce insanla devamlı doluydu. Hastanede çok iyi tedavi gördüm. Kısa zamanda toparlanmaya başladım. Diyarbakır'da huzur buldum." (Radikal)
Ölüm üzerine....
Yaşar Kemal ve Mehmed Uzun, şubatta 'Mehmed Uzun'un Anlatısı' başlıklı sempozyumda bir araya gelmişti. Uzun burada "Ölümsüz eserler yaratmak isteyenler, ölümü tamamen unutmak zorunda" demişti. FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN
'Modern Kürt romanının kurucusu' Mehmed Uzun, ölümünden önce uluslararası bir sempozyuma konu oldu. Uzun, 17 Şubat 2007'de Bilgi Üniversitesi'nde 'Mehmed Uzun'un Anlatısı' adlı uluslararası sempozyumun kapanışında, "Ölümsüz eserler yaratmak isteyenler, ölümü tamamıyla unutmak zorundadırlar" demişti. Uzun, Ankara'da yapılan 'Türkiye Barışını Arıyor Konferansı'naysa sağlık durumu nedeniyle katılamamış, bir mektup göndermişti. Uzun, mektubunda, "Ölümsüz birey yoktur ama, bireyler tarafından yaratılan ölümsüz eserler ve bu eserlerin tümünden oluşan ölümsüz insanlar vardır. Barış sadece ölümsüz bir eser değil, insan aklının yarattığı en önemli erdemli iştir" demişti.
'Barış destekçisi bir ses sustu' Yılmaz Erdoğan (Oyuncu-yönetmen): Çok sevdiğim bir dostumdu. Önemli bir yazardı. Çok çok üzgünüm. Ahmet Ümit (Yazar): Çok da güçlü olmayan Kürt edebiyatı ve elbette ki Türk edebiyatı için büyük kayıp. Özellikle silahların patladığı, şiddettin arttığı bir ortamda Kürt halkının kültürünü geliştirmek için didinen bir ustaydı o. Mehmed Uzun'un açtığı, aydınlattığı yolda kanın durması, barışçıl bir çözüm bulunması en büyük dileğim. Onun yolu en doğru yoldu. Muhsin Kızılkaya (Yazar): Sürgün hayatı, yaşanmamışlıklar, yasaklanmış bir dili ispatlama çabası... Tüm bunlar 54 yıla sığdı. 54 yaş, hayatını düzene soktuğu, belki rahata erdiği bir dönemdi. Bunların mürüvvetini göremedi. Semih Gümüş (Eleştirmen): Edebiyata gönül verip yaşam boyu eğitimini gördüğü Türkçeyle de yazabilirdi romanlarını, ama o anadilinde yazmaya karar verdi. Kürtçenin bizim topraklarımızda da nitelikli bir edebiyat dili olabileceğini göstermek için verilen uğraşların öncüsüdür o. Öte yandan, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümü için son yıllarda gösterdiği çaba da unutulmaz. Murat Uyurkulak (Yazar): Mehmed Uzun bu toprakların kadim halklarına gönderilmiş armağandı. Bu ülkede gerçek kardeşliğin daim olması için yazdı. Türkler ve Kürtler Mehmed Uzun'un daha çoook uzun yaşayacağını biliyor. Yaşasın Memed Uzun, yaşasın barış! Necmiye Alpay (Eleştirmen): Mehmed Uzun ile Kürt sorunu öylesine iç içe geçmiş durumda ki, onun ölümünü son zamanların gelişmeleriyle birlikte düşünmekten kendimi alamıyorum. Çok açık olan nokta şu: Mehmed Uzun'la birlikte, hem edebiyatın yaratıcılarından birini, hem de barışın desteklerinden birini yitirdik. Firat Cewerî (Yazar): Türkçe ve İsveççeyi iyi bildiği halde Kürtçe yazmakta direnen Mehmed Uzun, modern Kürt edebiyatını evrenselliğe taşıma yönünde epey ter dökmüştür. Hor görülen, yasaklanan, amansız bir baskı altında olan bir dilin yazarı, kardeşliğin ve barışın sesi olmaya devam etti.
54 yılda, dünyaya 20 ayrı dilden ulaştı TU (Sen), Roman, 1985; Mirina Kalekî Rind (Yaşlı Rind'in Ölümü), Roman, 1987; Siya Evînê (Yitik Bir Aşkın Gölgesinde), Roman, 1989; Rojek ji Rojên Evdalê Zeynikê (Abdal'ın Bir Günü), Roman, 1991; Destpêka Edebiyata Kurdî (Kürt Edebiyatına Giriş), İnceleme, 1992; Hêz û Bedewiya Pênûsê (Kalemin Gücü ve Görkemi), Denemeler, 1993; Mirina Egîdekî (Bir Yiğidin Destanı), Destan-Ağıt, 1993; Världen i Sverige (Tüm Dünya İsveç'te), Edebiyat Antolojisi, M. Grive ile Birlikte, 1995; Antolojiya Edebiyata Kurdî (Kürt Edebiyatı Antolojisi), Antoloji, iki cilt, 1995; Bîra Qederê (Kader Kuyusu), Roman, 1995; Nar Çiçekleri, Deneme, 1996; Ziman û Roman (Dil ve Roman), Söyleşiler, 1997; Bir Dil Yaratmak, Söyleşiler, 1997; Dengbêjlerim, Deneme, 1998; Ronî Mîna Evînê - Tarî Mîna Mirinê (Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık), Roman, 1998; Zincirlenmiş Zamanlar Zincirlenmiş Sözcükler, Deneme, 2002; Dicle'nin Sesi I - Hawara Dîcleyê (Dicle'nin Yakarışı), Roman, 2002; Diclenin Sesi II - Dicle'nin Sürgünleri, Roman, 2003; Ruhun Gökkuşağı, Roman,2005; Küllerinden Doğan Dil ve Roman, Söyleşiler, 2005; Bir Romanın Hatıra Defteri, 2007. 20 dile çevrilen Uzun'un bütün eserleri İthaki Yayınları tarafından yayımlanıyor.
Sürgün değil artık kendi topraklarında yatıyor
12/10/2007 (289 kişi okudu)
ABİDİN PARILTI (Arşivi)
İSTANBUL - Mehmed Uzun uzak düştüğü topraklarına, Diyarbakır'a 'ölmek için değil yaşamak için' gelmişti, geçen yıl. Çaresi tükenmiş bir hastalığın pençesinde kıvranırken gözleriyle topraklarına bakmayı, kalbiyle bu toprakların iflah olmaz talihsizliğini hissetmeyi istemişti. Binlerce insanın onu karşılaması, bir an olsun yalnız bırakmaması, yüzlerce gencin kuyruklarda kan vermek için beklemesi, başka hiçbir yazarın tadamayacağı bir duyguydu. Okuma-yazma bilmeyen bir köylünün ona 'Sen bizim sesimizsin' demesi hangi lügatte kaç anlam taşırdı içinde? Uzun, bu duygudan sonra yaşama bütün gücüyle sarıldı, Diyarbakır'ı kendine yeniden yurt edindi. O Mezopotamya'nın talihiydi, yurttaşları biliyordu bunu. İşte tam da bu yüzden 'Sen bizim sesimizsin' diyorlardı... Mehmed Uzun dün öldü, sürgün değil artık, kendi topraklarında yatıyor.
Sürgün hayatı Mehmed Uzun 1953 yılında Urfa'nın Siverek ilçesinde doğdu. Genç yaşında cezaeviyle tanıştı. Cezaevinden çıktıktan sonra 1977 yılında İsveç'e yerleşti ve o da sürgün yazarların yazgısını taşıdı... Uzun romanlarını Kürtçe, birçok denemesini ise Türkçe, Kürtçe ve İsveççe yazdı. Kitapları 20'den fazla dilde yayımlandı. 1980'li yılların sonlarından itibaren tanınmaya başlayan Uzun, son birkaç yıldır Türkiye'de de önemli bir okur kitlesine ulaştı. Çokdilli, çokkültürlü olan Uzun, sürgün yıllarında İsveç'te Kürtçe yazmanın uğraşısını verdi. O zamanlar Türkiye'de Kürtçe yasaklı bir dildi. Bunun için sık sık Kürt sözlü kültürünün en önemli öğeleri olan dengbêjleri dinledi. Unutulmuş kelimeleri bu sayede yeniden gün yüzüne çıkardı. Uzun'un yazınsal serüvenine bakıldığında her defasında yeni arayışların içinde olduğu söylenebilir. Konularda ise belli temaların etrafında gezinir. Uzun'un Türkiye'de Kürtçeden çevrilen ilk romanı 'Siya Evînê' (Yitik Bir Aşkın Gölgesinde) oldu. Yaşar Kemal'in Muhsin Kızılkaya'ya önerisiyle çevrilen bu roman Kürt entelektüellerin Cumhuriyet sonrasındaki sürgün acısını ve yurt özlemini ele alır. Bu roman Uzun'un Türkiye okuyucusuna açılımı da oldu. Romanda bir Kürt aydını olan Memduh Selim Bey'in yaşam öyküsünü anlatılır. 'Yitik Bir Aşkın Gölgesinde'yle organik bağı olan 'Kader Kuyusu' ise Kürtlerin en önemli aydınlarından olan Celadet Bedirhan'ın İstanbul'daki elit yaşamını, sürgün yıllarını, Şam'a yerleşmesini ve yine Memduh Selim'in yazgısını paylaşarak yoksulluk içinde ölmesi hakkındadır.
Kitaplarından dolayı yargılandı Mehmed Uzun, 'Kader Kuyusu'ndan sonra 1940'lı yıllardaki Kürt aydınının yazgısına ara verip bir düş ülkede geçtiği söylenen savaşın içindeki bireyleri ve onların yaşam karşısındaki çelişkilerini ele aldığı 'Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık'ı yazdı. Roman Türkiye'de çok önemli bir okuyucu kitlesine ulaştı. Ancak bu romanla birlikte yazar mahkemelerle uğraşmak zorunda da kaldı. 2001 yılında hem bu romanı hem de Türkçe denemelerini içeren 'Nar Çiçekleri' adlı kitabından dolayı yargılandı. Daha sonra beraat etti. Uzun, daha sonra yeniden 1940'lı yıllar ve öncesine döndü. Uzun'un bütün romanları boyunca arayışı 'Dicle'nin Sesi'nde tam olarak karşılığını buldu. 'Dicle'nin Sesi' üstbaşlığıyla yayımlanan bu roman iki ciltten oluşmaktadır. Roman dengbêj Biro'nun ölüm döşeğinde hikâyesini anlatmasıyla başlar. Romanın içeriği aslında Uzun'un bugüne kadar yazdığı bütün romanların içeriğini de kapsamaktadır. Sürgünler, savaş, yıkılan hayatlar, Kürtlerin makûs yazgısı, aydınların çaresizliği, çokkültürlülük ve birlikte yaşam güzelliği, kültürlerin bir arada var olması düşü, kelimeler ve dengbêjler. Uzun, yaşamını yitirmeden önce yeni ve diğer romanlarından bütünüyle farklı bir konu üzerinde çalışıyordu. Kendi yaşamıyla paralellik kurduğu, 1892 yılında Berlin'de doğan dilbilimci ve edebiyat tarihçisi Auerbach'ın Nazi Almanya'sından kaçışını ve Türkiye'de yaşadığı yılları anlattığı 'Auerbach'ın Umudu' adlı romanı yazıyordu... Uzun'un aldığı ödüllerse şöyle: Türkiye Yayıncılar Birliği'nin Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü, Berlin Kürt Enstitüsü'nün Edebiyat Ödülü, Torgny Segerstedt Özgürlük Kalemi Ödülünü (İskandinavya'nın en önemli ödüllerinden), İsveç Akademisi'nin Stina-Erik Lundeberg Ödülü, Irak Kürdistan Bölgesi Onur Ödülü, ve Diyarbakır Belediyeleri Onur Ödülü.
7/9/2007 · Kategori: Haber
DR. SELAHATTİN AKÇİÇEK KÜLTÜR MERKEZİ Kurs Programı için tıklayınız
Etkinlik
14 EYLÜL CUMA
20.00 Film Gösterimi
“Tosun’la Yosun’un Maceraları” Oyuncular: Necdet Tosun – Muzaffer Yosun Düzenleyen: Konak Belediyesi Yer: Uğur Mumcu Anfi Tiyatro / Bahçelievler
20.30
Tiyatro
“Zengin Mutfağı”
Genç-İz Tiyatro Topluluğu
Yazan : Vasıf ÖNGÖREN
Düzenleyen : İzmir Kültür ve Dayanışma Derneği, Konak Belediyesi
Yer:Konak Belediyesi Dr.Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi
15 EYLÜL CUMARTESİ
* 20.30
Tiyatro
“Zengin Mutfağı”
Genç-İz Tiyatro Topluluğu
Yazan : Vasıf ÖNGÖREN
Düzenleyen :İzmir Kültür ve Dayanışma Derneği, Konak Belediyesi
Yer:Konak Belediyesi Dr.Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi
6. İzmir Türkçe Günleri (2007) 20-28 Eylül 2007
“75. Dil Devrimi/ Dil Derneği 20 Yaşında”
Düzenleyenler:
Konak Belediyesi, Dil Derneği
Katkıda Bulunanlar:
İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü, Konak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü
22 EYLÜL CUMARTESİ
12.30 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Sergi Açılışı/ “Dil Sokağı”
Düzenleme: Küçükyalı Anadolu Meslek ve Kız Meslek Lisesi
12.45 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Açış Konuşmaları
Konak Belediye Başkanı A. Muzaffer Tunçağ
Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel
Dil Derneği İzmir Temsilcisi Y. Bekir Yurdakul
13.15 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Mini Dinleti/ “Türküler”
13.35 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Görsel Sunum/ “75 Yılın Emekçilerinden…”
Hazırlayan: Mavisel Yener
Sunanlar: Gürol Tonbul, Mavisel Yener
13.45 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Konferans/ “Yazın Dili Türkçe”
Konuşmacı: Prof. Dr. Özdemir Nutku
14.30 Ara
14.50 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Sahnede Radyo Tiyatrosu/ “Vefa Borcu”
Yazan: Necmettin Tetik
Sunan: Akademi Ege Oyuncuları
15.20 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Söyleşi/ “Türkçe Düşünmek…”
Konuşmacılar: Ahmet Önel, Mehmet Sarsmaz, Prof. Dr. Semiramis Yağcıoğlu
Yöneten: Osman Bolulu
Genel Sunum: Aysel Arabacıoğlu
23 EYLÜL PAZAR
13.00 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Görsel Sunum/ “75 Yılın Emekçilerinden…”
Hazırlayan: Mavisel Yener
Sunanlar: Gürol Tonbul, Mavisel Yener
13.15 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Mini Dinleti/ “Türküler”
13.30 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Açış Konuşması
Konuşmacı: Prof. Dr. Özdemir Nutku (Türkçeye Emek Ödülleri 2007, İzmir Özel Ödülü)
13.50 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Gençler Yazdı: Dil İşliği Bildirgesi “İşlikten Kâğıda”
Seslendiren: Dil İşliği katılımcısı gençler
Yönlendirenler: F. Duman, H. Yaşar, H. Atabaş, O. Bolulu, V. Çolak, Y. B. Yurdakul, Zeynep Uzunbay.
14.20 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Konuşma/ Sözcüklerin Anlam İlişkileri
Konuşmacılar: Özcan Yalım
15.00 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Söyleşi/ “Aramızdan Ayrılışının 50. Yılında Nurullah Ataç”
Konuşmacılar: Efdal Sevinçli, Turgay Gönenç
Genel Sunum: Aysel Arabacıoğlu
24 EYLÜL PAZARTESİ / OKUL ETKİNLİKLERİ
25 EYLÜL SALI / OKUL ETKİNLİKLERİ
25 EYLÜL SALI
10.00 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Konuşma/ “Bilişim Sözlerinin Aydınlanmasındaki Yeri”
Konuşmacı: Prof. Aydın Köksal
11.30 Ara
13.00 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Görsel Sunum/ “75 Yılın Emekçilerinden…”
Hazırlayan: Mavisel Yener
Seslendirenler: Gürol Tonbul, Mavisel Yener
13.15 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Mini Dinleti/ “Türküler”
13.30 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Okuma Saati/ “Çocuk Yazınımızdan Bir Demet”
Katılanlar: Ayla Çınaroğlu, Aytül Akal, Fatih Erdoğan, Hidayet Karakuş, Hüseyin Yurttaş,
Mavisel Yener, Mehmet Atilla, Zehra Ünüvar
15.30 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Dil Oyunları/ “Burçlar”
Yazan: Mavisel Yener
Oynayanlar: Akademi Ege Oyuncuları
Genel Sunum: Hayri Oğuz
26 EYLÜL ÇARŞAMBA
13.00 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Görsel Sunum/ “75 Yılın Emekçilerinden…”
Hazırlayan: Mavisel Yener
Seslendirenler: Gürol Tonbul, Mavisel Yener
13.30 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Söyleşi/ “75. Dil Bayramımız”
Konuşmacılar: Prof. Aydın Köksal, Macide Tanır, Oktay Akbal
Yöneten: Prof. Şerafettin Turan
14.45 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Dil Oyunları/ “Zamazingo”
Yazan: Aziz Nesin
Oynayan: Akademi Ege Oyuncuları
15.00 Ara
15.20 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: Söyleşi/ “Türkülerle Çoğalan Türkçemiz”
Konuşmacılar: Makbule Kaya, Hale Gür, Osman Kalay, Sabahattin Gülümser, Hakan Akmaz
Yöneten: Hidayet Karakuş
16.45 Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
Etkinlik: “Sonuç Bildirgesi”
Seslendiren: Hülya Savaş
Genel Sunum: Gürol Tonbul
29 EYLÜL CUMARTESİ
14.00
Belgesel Film Gösterimi : “Vatandaş Mustafa”
Yönetmen: Remzi Kazmaz
Katılımcılar: Erdoğan Güler ( Kaçkar Derneği Yön.Kur.Üyesi)
Remzi Kazmaz ( Yönetmen)
Mustafa Orhon ( Vatandaş)
Mete Hacaloğlu ( Fındıklı Derelerini Koruma Platformu Sözcüsü)
Düzenleyen: Konak Belediyesi, Kaçkar Derneği
Yer: Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi
* Etkinliklerimiz ücretli olup ayrıntılı bilgi telefon numaralarından edinilebilir.
Diğer Tüm etkinliklerimiz ücretsiz ve halka açıktır
« Önceki :: Sonraki »
|