Baykal’dan Başbakan’a Zor Sorular
17/12/2008 · Kategori: Elestiri
Deniz Baykal, konuşmasına hazırlıklı gelmişti. Orhan Veli’den şiir okuyarak, konuşmasını grafikli anlatımlarla süsledi. FOTOĞRAF: GÜRSEL?ESER?/?AA
Radikal, 17/12/2008
*‘Türkiye muz cumhuriyeti değil’ diyen Deniz Baykal, Meclis’te Başbakan’a sordu. Türk Telekom’da hissen mi var? Hazine’nin mi yoksa damadının mı yanındasın?
Sorular devam etti: ‘Kuryelikle suçlanan RTÜK Başkanı görevde kalacak mı? Ceyhan için Çalık’a söz verdin mi?’ Baykal ayrıca ‘IMF’ye gerek kalmadan ümük sıktınız’ dedi
CHP lideri Baykal, hükümeti tablo ve şiirle vurdu: Sizi güzel havalar mahvetti
ANKARA - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Tayyip Erdoğan ve hükümeti ekonomik krizin önemini anlayamamak ve gerekli önlemleri almamakla suçladı. Genel Kurul’da bütçe üzerine yaptığı konuşmayı ekonomik verilerin yer aldığı 10 tablo göstererek destekleyen Baykal, “Pembe tabloları anlatarak, astık, kestik diyerek ekonomiyi anlatmak mümkün değildir” dedi.
Baykal, hükümetin ekonomik krizi iyi yönlendiremediğini ve tek başına bu krizden çıkarmayacağını savunarak, “Hükümet önümüzdeki günlerde IMF’yi, yani otomatik pilotu devreye sokacak” diye konuştu. Baykal, kürsüde konuşurken, Başbakan ve ekonomiden sorumlu bakanlar not alırken, Genel Kurul’da CHP’liler başta olmak üzere AKP Grubu da dikkatle dinledi. Baykal, konuşmasında Başbakan Erdoğan’dan şu sorulara yanıt istedi:
TT karanlık bir satış
Türk Telekom’u sonunda kim aldı?: Bu konu aydınlığa kavuşmamıştır. Telekom öyle bir satılmıştır ki, alanlar kârıyla taksit ödemesi yapmıştır. Tarlanın taşıyla tarlanın kuşunu vurmuşlardır. Telekom’u sonunda kim aldı? Belirsiz. Bu satış gerçekleştikten hemen sonra yüzde 10 KDV indirimi sağlandı. Bu kaynak satıştan sonra verildi. Nasıl olur da Hariri ailesinin cebine karşılıksız olarak, KDV indirimini devreye sokarak, bu kaynak transferini içine sindirebilir? Bunun karşılığında bir şey alınmış mıdır?
Karanlık bir satış. Bunu böyle kabul edin denilmektedir. O yüzde 10’luk KDV indirimiyle bu kaynak karşılığında Türkiye ya da sayın Başbakan bir şey almış mıdır, almamış mıdır? Neresinden bakarsanız karanlık bir satış.
Başbakan kimin yanındadır?: Satış ile ilgili Başbakan TMSF Başkanı’na şikâyette bulunmuş mudur? “Niye pahalı sattınız” demiş midir? Başbakan kimin yanındadır? Damadının mı yanındadır, Türk Hazinesi’nin mi yanındadır? Şimdi bu satış yapıldı. Yeni bir belge ortaya çıktı. Yüzde 25’lik hisseye sahip olduğu gözüken Katarlı şeyhin, yüzde 50 söz hakkına sahip olduğu belgesi. Türkiye muz cumhuriyeti mi? Bunların hesabını sormayacak mıyız?
RTÜK Başkanı görev yapmaya devam edecek mi?: Büyük bir skandal yaşanıyor. Eksik olmasın bazı AKP’li vekiller de böyle söylüyorlar. Almanya’da şirket, Türkiye’de şirket, ikili hesaplar, oradaki para buraya aktarılıyor. Buraya getiriliyor paralar burada bir siyaseti finanse etmek için harcanıyor. Bir televizyon kuruluyor. Bu olayın arkasında yer alanların kim oldukları belli.
Başbakan ‘tanımıyorum’ diyor, fotoğrafları ortaya çıkıyor. Bu derneğe Bakanlar Kurulu kamuya yararlı statüsü vermiş, Mehmetçik Vakfı’na tanınmayan haklar ona tanınmış. Bu dava Türkiye’de yürütülsün diye bekliyoruz, Adalet Bakanı, “Bana ne” diyor. O RTÜK Başkanı görev yapmaya devam edecek mi?
Bizim Çalık Grubu dedin mi?: Bir işadamı diyor ki satış ile ilgili, “Başbakan bize ‘bizim Çalık Grubu’na vereceğiz. Berlusconi ve Putin ile birlikte’ dedi” açıklaması yapıyor. Başbakan’ın bunu tekzip ya da teyit etmesini istiyorum. Gerçekten ‘bizim’ Çalık Grubu’na ‘biz orayı vereceğiz’ demiş midir? Demişse bu ne biçim şeydir?
Ekonomik göstergeleri yanında getirdiği grafiklerle anlatan Baykal, şu eleştirilerde bulundu:
Bütçe anlamsız hale geldi: TBMM’de Bütçe tasarısı kabul edildikten birkaç hafta sonra hükümetin iki bakanın bir niyet mektubu imzalayacak.
Bu mektup bütçeyi anlamsız hale getirecektir. Keşke IMF ile anlaşma daha önce imzalanabilseydi. Daha şimdiden IMF çevreleri hazırlanan bütçeden çok büyük bir budama yapacaklarını söylüyorlar. Bu TBMM’nin saygınlığı için çok vahim bir durum.
Ümük sıkmak için IMF’ye ihtiyaç yok: Başbakan IMF ile anlaşma olmamasını ‘ümüğümüzü sıkmak istiyorlar’ diye açıklamıştı. Hükümetin milletin ümüğünü sıkmak için IMF’ye ihtiyacı yok. Kendisi de bu işi yapabiliyor.
Bu yasama meclisinde bütçeyi görüşüyoruz ama birkaç hafta sonra ilgili bakan arkadaşımız IMF ile stand-by anlaşması imzalayacak ve bu bütçenin hiçbir anlamı kalmayacak. Pembe masallar anlatarak, astık kestik diyerek ekonomik sorunlar çözülemez.
Ekonomiyi otomatik pilota bağlıyorlar: Ekonomideki gerilemenin tek sebebi küresel kriz değildir. Dünyadaki genel likitide bolluğu Türkiye için bir şanstı ama biz bunu değerlendiremedik. Türkiye, 2004 ve 2005 yılındaki likitide bolluğundan yararlandı. 2005’ten sonra dünyadan kopmaya başladı. Türkiye, müthiş bir cari açık problemi ile karşı karşıya. Ekonomik sorunları çözdüysek neden IMF’nin kapısına dayandık?
Milletin ümüğünü sıkmak için IMF’ye ihtiyaç yok. Türkiye dövizin bol ve ucuz olduğu dönemi değerlendiremedi. Tekstil sektöründe son bir yılda 10 bin çalışan işini kaybetti. Son birkaç yıldır, tarımda ciddi bir yıkım yaşanıyor.
Bu hükümet krizi maalesef çok kötü yönetiyor. Ya da sadece izliyor. IMF’ye ihtiyaç duyulması, hükümete olan güvensizlikten kaynaklanıyor. Küresel kriz meydana gelmese de, AKP hükümeti ülkemizi krize sokacaktı, hükümet krizi kötü yönetti ve seyretti.
Kamu borç yükü bugün 2001 krizinin öncesindeki borç yükünden daha yüksek miktarda bu krizi atlatmaya çalışıyor. Tek başına bu krizden çıkma durumu yok. Hükümet artık IMF’li, otomatik pilotu devreye sokacak.
Orhan Veli’den şiir okudu
2002’den sonra dünya büyük bir bolluk içinde olduğunu, bu dönemde, likitide ve döviz bolluğu yaşandığını belirten Baykal, Orhan Veli’nin ‘Beni Bu Havalar Mahvetti’ şiiriyle değerlendirdi.
Orhan Veli’nin, “Beni bu güzel havalar mahvetti/Böyle havada istifa ettim/ Evkaftaki memuriyetimden/Tütüne böyle havada alıştım/Böyle havada âşık oldum/ Eve ekmekle tuz götürmeyi/Böyle havalarda unuttum/Şiir yazma hastalığım/Hep böyle havalarda nüksetti/Beni bu güzel havalar mahvetti” dizelerini okuyan Baykal, “Bizim hükümetin de şimdi Beni bu bol ve ucuz döviz havası mahvetti, o havada ben yatırım yapmayı, borç ödemeyi, açık vermemeyi unuttum, dünyaya benim açılmam gerekirken, dünyanın bana açılmasına fırsat verdim, elimdeki avucumdakileri...” diye konuştu. (Radikal)
Krize çözüm önerileri
* Altyapı yatırımları artırılmalı, yarım kalan yatırımlar tamamlanmalı
* Kamu yatırımları yüzde 4’ün altına inmemeli
* Doğalgaz ve petrol ürünlerinin ÖTV’si indirilmeli
* Bazı kalemlerde KDV ve ÖTV düşürülmeli
* Mevduat garantisi artırılmalı
* Memur ve emekli maaşları mutlaka artırılmalı
* İşsizlere işsizlik fonundan ödeme yapılması kolaylaştırılmalı ve miktar arttırılmalı
* Vatandaşlık yardımı yapılmalı. Bu ayni değil maddi olmalı.
Baykal hazırlıklı geldi
Baykal, Türkiye ve gelişmekte olan ülkelerin 2003-2008 yıllarını kapsayan büyüme rakamlarını, Türkiye’nin büyüme hızını, işsizlik oranlarını, cari açığı, ihracat, ithalat, özel sektörün dış borç stoku, hane halkı borç stoku verilerini, grafiklerle gösterdi. Türkiye’nin büyümesinin, 2004’te yüzde 9,4’ten, 2005’te yüzde 5,8, 2006’da yüzde 6,9, 2007’de yüzde 4,6, 2008’de ise yüzde 2’e düştüğüne işaret eden Baykal, sürdürülebilir ekonomik büyümenin gerçekleştirilemediğini söyledi. Baykal, bu düşüşün, ekonomik krizden değil, konjonktürün doğru değerlendirilememesinden kaynaklı olduğunu söyledi.

