13 08 2016

Sahte Can Yücel şiirlerinin tam listesi...

Sahte Can Yücel şiirlerinin tam listesi...     13 Ağustos 2013 - 26471 kez okundu. Prof. Dr. Semih Çelenk,  bloğunda, "Yaklaşık son beş yıldır internette sosyal medyada dolaşan 'Can Yücel' imzalı ancak Can Yücel’in ne üslubunu ne ince alayını barındırmayan sahte metinler aşağıda sıralanmıştır." diyerek yaptığı çalışmayı yayınladı.   Dünyanın en ayıp durumuyla karşı karşıyayız ancak ülkemizde şiirin ve edebiyat ortamının durumu bu!   Can Yücel'in 14. ölüm yıldönümünde bu değerli çalışmayı yayınlamayı görev bilerek şairimizi saygıyla anıyoruz.   CAN YÜCEL'İN OLMAYAN ŞİİRLER!   (Yaklaşık son beş yıldır internette sosyal medyada dolaşan “Can Yücel” imzalı ancak Can Yücel’in ne üslubunu ne ince alayını barındırmayan sahte metinler aşağıda sıralanmıştır.)   1.Bağlanmayacaksın 2.Kadın Dediğin 3.Erkek Dediğin 4.Seninle Olmanın En Güzel Yanı 5.Anladım 6.Herşey Sende Gizli 7.Eğer 8.Herkes Gitmek İstiyor 9.Sevdiğin Kadar Sevilirsin 10.Sağlık Olsun 11.Tam zamanında Yaşamak (Yaşamak Zamanı) 12.Tersten Yaşamak 13.Biraz Değiştim 14.Bir gün Anlarsın 15.Gitmek 16.Seninle Yaşlanmak İstiyorum 17.Asla Keşkelerim Olmadı 18.Özledim Seni 19.Bilmelisin ki 20.Aşk 21.Boşver ve Yaşı Başı 22.Olmuyorsa Zorlamayacaksın 23.Ben Benden Olgun İnsan İsterim Karşımda 24.Öyle Sabah Uyanır Uyanmaz Fırlama Yataktan 25.Farkında Olmalı İnsan 26.Bir Eşi Olmalı İnsanın 27.Unutma  28.Sevgi Emekmiş 29.Özleme Dair (Kim Özlerdi?) 30. Ömür Dedi... Devamı

10 08 2016

Mutlaka Bilmeniz Gereken 15 Türk Kadın Şair

Mutlaka Bilmeniz Gereken 15 Türk Kadın Şair  12/06/2015 FacebookTwitterGoogle+TumblrPinterest Zeynep Hatun, Mihri Hatun, İhsan Raif, Gülten Akın, Nilgün Marmara başta olmak üzere Türk Edebiyatı’na damgasını vurmuş kadın şairlerimizi sizler için derledik.   1. Zeynep Hatun Divanı bugün elimizde mevcut olmamakla beraber, Zeynep Hatun 15. yüzyılın divan şairi olup Amasyalıdır. II. Bayezid’in şehzadesi Ahmet, Amasya’da vali olarak bulunurken, Zeynep Hatun Şehzade Ahmet’in sarayındaki edebi çevreye dahil olmuştur. Şair Zeynep Hanım, evlenmeden önce Fatih Sultan Mehmet adına Türkçe ve Farsça şiirlerden oluşan bir divan tertip ederek bunu sultana sunmuş ve karşılığında takdir görmüştür. Kadı İshak Fehmi Çelebi ile evlendikten sonra, eşi tarafından şiir yazmasına ve şiir sohbetlerine katılmasına izin verilmemiş, şiiri bırakmak zorunda kalmıştır. Zeynep Hanım, şiirlerindeki hayali sevgiliyi tıpkı erkeklerin lisanı üzerinden tasvir etmesiyle şaşırtıcıdır. Kadınları dedikoducu, tembel ve aşağı bir takım hislerle betimlemesi meselesinin, devrin erkekleri tarafından çok beğenildiğini okuyoruz. Zeynep Hanım bu tavrıyla edebiyat mahallerinde “merdane” olarak isimlendirilmiştir. Fakat bugün değerlendirildiğinde Zeynep Hanım’ın bu tavrı, erkekler gibi söylediği takdirde kabul göreceğini bilen bir kadının mısraları gibi görünüyor. Zeynep Hanım’ın Ziya Paşa’nın Harabat’ına girmiş şu beyitleri pek meşhurdur: “Senin hüsnün, benim aşkım, senin cevrin, benim sabrım, Efendim dem be dem artar, tükenmez, bi-nihayettir” 2. Mihri Hatun Uzun boylu, kara saçları fildişi bey... Devamı

13 07 2015

Mümtaz Tiftik'in Düş İkindileri

GÜNLÜKTEN 2015–07–12 Düş İkindileri… Sahuru bekleme alışkanlığımdan bir türlü vazgeçemedim. Telefon sesiyle uyandığımda öğle ezanı okunmak üzereydi. Masamda imzalı imzasız okunmayı bekleyen onlarca kitap vardı. Seçim stresi, seçim sonrası sessizlik, muktedirin kafasının içinde kuyruğu birbirine değmeden dolanan tilkiler olduğunu hissettiriyor. Gazeteler, televizyonlar, sosyal medya yazıları, yorumları herkesi esir almış gibi… Politik oyunlar, alavere dalavereler öylesine düzeysiz ki nerdeyse insana “İyi ki politikacı olmamışım” dedirtecek raddede. Onunla da, onsuz da olmuyor çünkü hepimiz aynı gemideyiz. Kendi kendime söz verdim bugün bunlarla ilgilenmeyeceğim. Kendime bir çay koydum, o demini alana kadar masama çöktüm ve bir kitap çektim aradan. Mümtaz Tiftik’in (1957) “Düş İkindileri” adlı öyküler kitabıydı. Ara ara torunu yüzme kursuna bırakınca arabada zaman geçirmek için yanımda taşımış ve 2–3 öyküsünü okumuştum. Açtım, bu kez “Halime” çıktı şansıma.  “Şehri iki yakaya ayıran dere” 24 yaşlarında bir kadın, elinden tutup “istiyorum, istiyorum diye bağrışan bir çocuk.. Öykü bizi tapu dairesinde müdürün teklif ettiği rüşvetten hissesini almayan memur Cemil’in uzak bir kasabaya sürgünü, kasabanın otel, aşevi, daire sacayağında tekdüze yaşam kasabaya ilk görev yeri olarak atanan 3 bayan öğretmenin gelişyle biraz canlanır gibi oluyor, Halime’yle tanışıyoruz burada, duygusal yakınlaşma, dedikodular, sözlenme, annenin “sütümü helal etmem evlenirsen”i üzerine ayrılma ve Halime’nin ev sahibi muhtarın oğlu ile kaçışı ve öykünün ... Devamı